| Anasayfa  | Arşiv  | Albüm  | İletişim
Ara:
 

SİBİRYA NOTLARI

DONDURUCU SOĞUĞUN SICACIK İNSANLARI

Yaklaşık 25 bin kilometre katederek Kazan’dan Yakutsk’a uzanan Türkler’in arasına giren Yıldız SAĞTÜRK’ün ilginç röportajı

Urallar’dan Altaylar’a, Altaylar’dan Sakalar’a kadar Sibirya’da yaşayan Türk boylarının geleneksel hayatı, mücadeleleri ve kimlik arayışları…
Tuva’da bir Şaman töreni, Turan’da bir Türk obasından kesitler… Yakutsk’ta, Lena Nehri çevresindeki Saha Türkleri’nin hayatları ve hedefleri…
Eski Kızılordu askeri, günümüzün bağımsızlık ateşiyle yanıp tutuşan Başkurt gençler… Hakas Türkleri’nin hüzünlü türküleri.

BUZLAR DİYARINDA KAYNAYAN KAZAN

Asya’nın kuzeyinde kıta boyunca doğudan batıya, Büyük Okyanus’tan başlayıp Ural Dağları’na kadar yayılarak uzanan büyük bir alandır Sibirya. Kutsal Lena, Yenisey, Obi ırmaklarının, Kuzey Buz Denizi’nin dondurucu sularına doğru akarken derince yardığı 11 milyon kilometrekarelik heybetli bir kara parçasıdır. Kışın eksi 50 derecenin altına düşen sert iklimi ile bir karlar ülkesidir. İklimi çetindir Sibirya’nın. İlkbaharda buzların çözülmesi ile hepsi güneyden kuzeye akan ırmaklar Kuzey Buz Denizi kıyılarını tundraya, bataklığa çevirir. 1500 kilometrekarelik bir alanda ormanlar ve bataklıklar birbirini izler.

Sibirya’da Lena nehri kenarındaki buzlar üzerinde rengeyiği sürüsü.

Yakutistan’da Ren geyiği yetiştiren köylüler bir kış şenliğinde

Anadolu’dan gelen bir Türk grubunun ilk defa gerçekleştirdiği bu yolculukta ilk durağımız olan Tataristan’ın başkenti Kazan’dan yola çıkıp, dağılan Sovyetler Birliği’nin sürgünler diyarı Sibirya’ya ayak bastık. Batıdan doğuya, Kuzey Asya’yı aşıp, Yakutistan’a, Sibirya’nın derinliklerine doğru uzandık. 25 bin kilometre yol katederek bir kültür okyanusu içinde nefes kesici bir yolculuk yaptık.

11 milyon kilometrekare
Halen Rusya Federasyonu içinde bulunan Sibirya’da, 1 milyon 300 bin Türk yaşar. Bu yazı dizimizde Sibirya Türkleri’nin, 11 milyon kilometrekarelik bir alana yayılmış Türk boylarının yurtlarından, hayatlarından, kimlik arayışlarından, özgürlük mücadelelerinden ve yöre yöre, boy boy Türk kültürünün zenginliklerinden sözedeceğiz. 1994 yılında yapılan bu seyahate kadar hemen hemen hiç ulaşmadığımız Kuzey Sibiryalı kardeşlerimizin hayatlarını, ıstıraplarını, coşkularını birlikte paylaşacağız. Onların hayatlarından kesitleri sizlere taşıyacağız.

Bir ucundan diğer ucuna 7 saat zaman farkı genişlikte topraklara sahip olan Sibirya, binlerce yıldır bağrında yaşayan pek çok Türk boyuna diyar olmuş, yar olmamış. Bugün belirsizliğin gelecek kaygısının, fakirliğin kol gezdiği bu yurtlar zengin tabiata ve zengin topraklara sahip. Ancak Sahalar’ın, Hakaslar’ın, Tuvalar’ın, Başkurtlar’ın, Tatarlar’ın yazgısı, toprağının meyvasını yiyememek, ürününü alamamak, canına can katacak kıymetli madenlerini kullanamamak, veriminden yararlanamamak…

Kazan’ı yurt tutmuş bir Tatar, yoksulluğunu Tatar Türkçesi ile şöyle dile getiriyordu: “Bebengi var, epi var, ara var, tirmişimiz heybet.” Anadolu Türkçesine çevirdiğimizde şu manaya geliyor: “Patatesimiz varsa, ekmeğimiz varsa, içeceğimiz varsa, hayatımız muhteşem demektir.”
8 ay insan boyu kar altında yaşayan ve 4 ay üstüne güneş doğmayan Sibiryalının yediği sadece patates ve lahanadır. İçtiği çaydır.

Yazar : Yıldız SAĞTÜRK
Kitap İsmi : Sibirya Notları
Alt başlık : Tataristan, Altay, Tuva, Başkurtistan
Türü : Araştırma
Sayfa Sayısı : 63
İlk yayın : 2008
Format : PDF


Kitabın tamamını pdf formatında okumak için tıklayınız

COPYRİGHT - TELİF HAKKI YAZARA AİTTİR. TÜMÜYLE VEYA KISMEN KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KULLANILAMAZ.


09 / 01 / 2008

Bu haber 32091 defa okunmuştur


Firmanızı Ücretsiz Tanıtalım
[Yorum Ekle]       [Tüm Yorumlar]       [Arkadaşına Gönder]
  Yıldız SAĞTÜRK
   BİYOGRAFİ